18 Eylül 2014 Perşembe

Çayın Faydaları


Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çay, Türk kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Faydalarına bakıldığında adeta ecza dolabında saklanacak bir bitki olduğu anlaşılan çay, kararında tüketildiğinde insan sağlığına son derece güzel etkiler bırakıyor. Peki ya nedir bunlar? Öyleyse hemen açıklayalım;

  • Çay yapraklarında çabuk çözülen kafein vardır. Bu duruma göre eğer bir çay 2 dakika demlenirse uyarıcı, 5 dakikadan fazla demlenirse de sakinleştirici bir özelliğe sahip oluyor.
  • Her türlü hazımsızlık, mide ağrısı, cilt kuruluğu ve öksürüğe iyi geliyor.
  • Çay, diş macunu gibi çok sayıda floroit içerir. Bu nedenle dişleri koruyarak diş taşı oluşumunu engeller.
  • Çay, bir banyo malzemesi olarak kullanıldığında enfeksiyon giderici ve sakinleştirici bir etkiye sahiptir. 
  • Demlenmiş çay suyunu ahşap temizleyici olarak kullanabilirsiniz. Böylece evinizdeki ahşapların daha parlak görünmesini sağlamış olursunuz.
  • Alzheimer'a karşı faydalıdır.
  • Kan basıncını etkileyerek tansiyonu düzenler.
  • Zihni açar.
  • Kalp krizini engeller.
  • Sindirime yardımcıdır.
  • Beyin tümörünü engeller.
  • Kanser riskini azaltır.
  • Ağrı kesicidir.
  • Uykusuzluğa iyi gelir.
  • Ayak kokusuna karşı ayaklarınızı ılık bir çayla yıkayabilirsiniz.
  • Kolestrolü engeller.
Yukarıda maddeler halinde açıklamaya gayret ettiğimiz çayın faydaları, ancak çayın kararında tüketilmesi halinde geçerlidir. Her şey gibi çayın da fazla tüketilmesi halinde çeşitli zararları ortaya çıkabilir. Bu nedenle çayı kararında içmelisiniz. Özellikle kahvaltı zamanında kahvaltı takımları ile uyumlu bir çay seti eşliğinde güzel bir çay keyfi yapabilirsiniz. 

17 Eylül 2014 Çarşamba

Kahvaltıyla Gelen Mutluluk

Güne ne kadar kaliteli bir başlangıç yapılırsa, tüm günün o kadar verimli geçeceği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Yani ne kadar huzurlu ve güzel bir kahvaltı yaparsanız, o gününüzü de o kadar güzel ve moralli olarak geçirebilirsiniz. Buradan da Cemal Süreya’nın ne kadar haklı olduğunu anlıyoruz. Cemal Süreya boş yere kahvaltı şiirinde “Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı” diye yazmamış. Güne güzel bir kahvaltı ile başlamanın her zaman faydası olacaktır. Bu yüzden sabahları kendinize güzel bir kahvaltı hazırlamayı unutmayın Özellikle de görsel olarak güzel bir kahvaltı hazırlarsanız, çok daha mutlu olacaksınızdır.

 kahvaltı takımları


Güzel bir kahvaltı hazırlamak için sadece kahvaltılık ürünlere değil, bunların yanında içinizi açacak kahvaltı takımları da olmalıdır. Kahvaltı takımları sayesinde çok daha görsel bir kahvaltı hazırlayabilirsiniz. Özellikle kahvaltı yapmak için uzun bir zaman diliminiz varsa, kahvaltı takımları içerisinde çok güzel bir kahvaltı hazırlayarak, kendinizi şımartabilirsiniz. Sadece kahvaltı yapmış olmak güne moralli başlamanızı sağlamayacaktır. Bunun bir görselliğe dökülmesi ve şık bir kahvaltı sofrası haline gelmesi, sizin moralinizi yukarılara taşıyacaktır. Bu yüzden kahvaltıya sadece bir yemek gözüyle bakmayın ve size katabileceklerini de düşünerek hareket edin. Örneğin yoğun bir depresyon yaşayan insanlara sıklıkla güne güzel bir kahvaltı sofrası hazırlayarak başlamaları söylenir. Bunun başlıca sebebi şık bir kahvaltı sofrasının insana kendisini iyi hissettirmesidir. En iyisi mi sizde kendinize güzel kahvaltı takımları alın ve güne huzurlu başlayın.


 çay seti

Kahvaltının bir diğer vazgeçilmezi de pek tabii ki çaydır. Çay olmayan bir kahvaltı sofrasının bir anlamı da olmayacaktır. Bu yüzden kahvaltı takımları yanında bir tane de çay seti edinerek, kendinize güzel bir çay demleyebilirsiniz. Özellikle de evde kalacağınız günlerde balkonunuzda ya da camınızın kenarında içeceğiniz güzel demlenmiş bir bardak çayın keyfini başka hiçbir şeyde bulamayabilirsiniz. En güzel çayı demleyebileceğiniz çay seti modelleri porselenden yapılanlar olacaktır. Bu porselen çay seti modelleri ile kahvaltının hakkını verecek çaylar demleyebilir ve güne başlarken, yeni bir hayata başlıyor gibi hissedebilirsiniz.

9 Eylül 2014 Salı

Bennu Yıldırımlar


İlk olarak Süper Baba dizisinde tanıdığımız Bennu Yıldırımlar, Yaprak Dökümü dizisi ile oyunculuk kariyerinde büyük bir atlama gerçekleştirerek adını herkese duyurmayı başarmıştır. Yaprak Dökümü dizisinin hemen ardından rol aldığı Umutsuz Ev Kadınları dizisi de başarı grafiğini artırmaya devam etmiştir. Duru güzelliği ve zarif duruşu ile Türk izleyicilerinin gönlünde taht kuran ünlü oyuncu, hiç şüphe yok ki gelecek projelerinde de başarıyı yakalayacaktır.

2 Eylül 2014 Salı

Bilim Kurguya Selam Olsun

Eğer beyninizin %100’ünü kullanabilseydiniz ne olurdu? Bu sorunun cevabı için pek çok komplo teorisyen araştırma yapıyor ve akıl yürütmeyi ve bilimi kullanarak neler olabileceğine dair bulgular elde etmeye çalışıyorlar. Tabii ki böyle bir konuyu boş bırakmayan Hollywood bununla alakalı her sene bir iki film çekmeyi ihmal etmiyor. İnsan aklının sınırlarını zorladığı bu filmler genellikle bol efektli ve insanların beyin gücü ile her şeyi yapabildikleri filmler olarak karşımıza çıkıyor.


Bu konudaki son film olan Lucy, beni tatmin eden bir senaryoya sahip. Ancak bu filmde de beyin gücü ile cisimleri hareket ettirme teorisi kullanılmış. Her insanın isteyeceği bir özellik olmasından dolayı senaryoya bu tür şeyleri yedirmek seyircini ilgisini çekiyor. Bu tür filmlerden sonra hemen hemen her çocuk evde kahvaltı takımları ve çay seti gibi şeyleri hareket ettirmeye çalışır. Kahvaltı sırasında daha az hareket etmek için beyin gücü ile kahvaltı takımları hareket ettirmeye çalışan bir çocuk görürseniz, şaşırmayın. Çünkü bu tür olaylara çocuklar çok daha fazla inanabildikleri için gerçekten çay seti hareket edecek sanabilirler.

Bunun gibi sebeplerden dolayı bu Lucy filmi de 15 yaş ile sınırlandırılmış durumda. Özellikle bilim kurgu filmleri seviyorsanız, bu filmi kaçırmamalısınız. Çünkü bu filmin sizi sadece görsel olarak değil, fikir olarak da tatmin edecektir. Unutmadan Lucy filmini izlemek istiyorsanız, son birkaç haftası olduğunu unutmayın ve hemen sinemaya gidin.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Kahvaltı Keyfiniz Hiç Bitmesin


Günün ilk ve en önemli öğünü olan kahvaltının birbirinden önemli faydaları var, ancak en az faydaları kadar ilgimizi çeken o enfes pazar sabahı kahvaltılarından da bahsetmeden olmaz diye düşünüyorum. Mis kokulu kızarmış ekmekler, çeşit çeşit reçeller, beyaz peynir, kaçar peyniri, siyah ve yeşil zeytin, domates ve salatalıktan oluşan leziz bir salata, sahanda yumurta ve belkide çok daha fazlası... İşte böylesine leziz yiyeceklerin olduğu bir sabah kahvaltısını da ancak şık kahvaltı takımları ile sunarak damak tanıdınız kadar, göz zevkinize de hitap edebilirsiniz.

Peki ya kahvaltının vazgeçilmezi olan çay? Yukarıda da yazmıştık, o enfes kokusuyla bergamotlu bir çayı ince belli cam bardaktan içmek gibisi var mıdır? Çay içmenin sıradan bir şey olmadığı, adeta bir ritüel halini aldığı aldığı kültürümüzde, ince belli çay bardağı olmadan çay içmenin zevkini alamadığını iddia eden birçok kişi var. Bunun sonucunda da kahvaltı takımları ile uyumlu çay seti modelleri üretilmeye başlanmıştır. Özellikle kendinden desenli çay bardaklarının son derece güzel olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca vintage etkilerinin göze çarptığı kurabiyelikli çay bardaklarının da bir hayli gözde olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz.

Bir mutfağın olmazsa olmaz servis araçlarından olan kahvaltı takımları ve çay seti modelleri, hem kendimize hem de evimize gelen misafirlere birbirinden hoş sunumlar yapmamızı sağlayarak yemek yemeyi bir zevk haline getirmektedir. Ancak elbette herkesin maddi açıdan bu takımlara ulaşabilmesi kimi zaman mümkün olmuyor. İşte bu noktada Evidea'nın online alışveriş sitesini ziyaret etmenizi öneriyoruz. Çünkü Evidea'nın internet sitesinde her zevke ve keseye hitap eden birçok farklı modeli inceleme fırsatına sahip olabilirsiniz.


Hayalimdeki Mutfağa Kavuştum!


Yeni evli bir bayanım. Eşimle yaşayacağımız evi seçerken en çok mutfağa dikkat ettim diyebilirim. Çünkü şimdiye kadar hep küçücük mutfaklardan sıkılmış durumdaydım. Artık hem rahat etmek, hem de mutfağımda sofra hazırlayabilecek kadar geniş bir alana sahip olmak istiyordum. Bu nedenle çok ev gezdik, hatta çok yorulduk belki ama bu çabalarımızın sonucunu da hayallerimizdeki eve sahip olarak aldık. Bir kere evim gerçekten geniş! Özellikle de mutfağım!

Ev eşyalarının seçim süreci ve ev dekorasyonu aşamasını uzun uzun anlatmak istemiyorum. Ancak mutfak dekorasyonumu anlatmadan da geçemeyeceğim. Bir kere mutfağım geniş olduğu için güzel bir mutfak masası ve sandalyelerden satın aldık. Onları da çiçeklerle süslediğim penceremin önüne yerleştirerek güzel bir yemek yeme alanı oluşturduk. Mutfağım zaten geniş olduğu için, mutfak dolaplarımı koyu bordo renginden seçtim. Setim ise elbette beyaz olarak alındı ve bu ikisi gayet güzel bir kombin oluşturdular. Sonrasında fırın, set üstü ocak, mikro dalga fırın, buzdolabı ve küçük ev aletlerimi ilgili alanlara yerleştirdik. Bu noktadan sonra da mutfak dekorasyonu süreci başlamış oldu. Öncelikle mutfağım için neşeli ve genellikle cafe'lerde görebileceğiniz şirin ve minik tablolardan yerleştirdik. Daha sonra da mutfağımı birbirinden renkli örtülerde, magnetlerle ve dekoratif objelerle süsledim. Ayrıca buzdolabı için de rengarenk saklama kabı çeşitlerini de son anda koleksiyonuma ekledim diyebilirim.

Son olarak herkese ufak bir önerim var: eğer siz de mutfakla ilgilenmekten hoşlananlardansanız, mutlaka hayallerinize uyan bir mutfağa sahip olmak için çabalamalısınız. 

19 Ağustos 2014 Salı

Öğrenci Evlerinin Olmazsa Olmazları Nelerdir?

Üniversiteye kadar ailesiyle yaşamış, şimdiyse ailesinden ve memleketinden uzakta yaşayan bir üniversite öğrencisiyim. Üniversitelerdeki yurt sorunu da malumunuz. Yurt bulamadığım ve buralarda hiç kimseyi de tanımadığım için mecburen tek başıma eve çıktım. Sonuç olarak; şu anda yalnız başıma yaşarken, bugüne dek hiçbir ev işinde anneme yardım etmemiş olmamın cezasını çekiyor ve tabii ki pişmanlığını yaşıyorum.
Temizlik, yemek, bulaşık, çamaşır, alışveriş, fatura vs. derken annemin kıymetini nihayet anlayabiliyorum.

Açıkçası en çok da annemin yemeklerini özlüyorum. Sürekli dışarıdan sipariş vermeye maddi gücüm yetmiyor ve mecburen kendi yemeklerimi kendim yapıyorum. Tek başıma yaşadığım ve yaptığım yemekleri benden başka yiyen de olmadığı için yaptığım yemekler sık sık artıyor. Neyse ki saklama kabı diye bir şey var. Saklama kabı sayesinde her gün yemek yapma derdinden kurtuluyor, yemeklerimi birkaç gün üst üste tüketebiliyorum.
Saklama kabı sayesinde her gün yemek yapmak için vakit harcamak zorunda kalmıyor, kendime ve hobilerime daha çok zaman ayırabiliyorum. Kısacası saklama kabı, bir öğrenci için son derece avantajlı bir ürün ve kesinlikle her öğrenci evinde olmayı hak ediyor. Hangi öğrenci, gününün en az 1 saatini mutfakta, yiyecek bir şeyler hazırlamakla harcamak ister ki? Yalnızca bu da değil, saklama kaplarının bir başka avantajıysa sadece yemekleri değil, peynir vb. ürünleri de bozulmaktan koruyor olması. Zaten maddi zorluklarla boğuşan bir öğrenci için, son kullanma tarihi bile geçmeden bozulmuş yiyecekler çok büyük lüks değil midir?

Bunlara ek olarak, saklama kabı, çok da pratik bir ürün. Buzdolabından çıkar, yemek masası üzerine koy, yemeğini ye ve tekrar buzdolabına koy. Koskoca tencere kirletmeye, tabakları buzdolabı poşetleriyle kapatmaya falan kesinlikle gerek yok. Buzdolabı poşetleri kadar hoşlanmadığım da az şey var galiba. Pratik olmaması bir yana, çok hijyenik de görünmüyorlar.
Sonuç olarak, şunu açıkça söyleyebilirim ki, bir öğrenci için saklama kabı demek, yemek masası zenginliği demektir. Tasarruf önemlidir, özellikle bir öğrenci için çok daha önemlidir ve saklama kapları bu iş için biçilmiş kaftan.